Bir duayen, bir işletme: Zümre HUMBARACIBAŞI, Kozmonot Pub

Uzay temalı Kozmonot, çeşit çeşit içki ve yiyeceklerden oluşan menüsüyle, Teşvikiye’deki en gözde mekanların başında geliyor. İstanbul’daki pek çok mekana konsept tasarım ve uygulamalarıyla hayat veren Design Parallax’ın iki ortağı Mimar Göksu Şener ve Reklamcı Zümre HumbaracıbaşıKozmonot’u hayata geçiren iki isim… Mekana adım atar atmaz soğuk savaş yılları ve Berlin Duvarı’nın izleriyle tarihi duyguları yaşarken uzay keşfiyle adeta büyüleniyorsunuz. Sizleri, tüm mali süreçlerini Arkhe’nin Denge Yönetim Sistemi’yle yürüten Kozmonot’u daha yakından tanımaya ve sektördeki süreçlerini dinlemeye davet ediyoruz. 

Bize işletmenizden kısaca bahseder misiniz? Ne zaman kuruldu, bu işe girerken ne düşündünüz? İşletmenizi diğer işletmelerden farklı kılan en önemli özellik nedir?

Kozmonot, 2014 yılında Topağacı’nda hizmet vermeye başladı. Kız arkadaşım ile birlikte işletiyoruz. Hem mimarlık ofisi hem de restoran derken iki ayrı koldan ilerliyoruz. Daha önce bulunduğumuz bölgede bir kahve dükkanı bulunuyordu. Biz, kahve dükkanının iç mekan ve konsept tasarımını gerçekleştirmiştik. Bu bölgedeki maceramız bu şekilde başladı. Sosyal olarak daha önceleri geldiğimiz bir bölge değildi ve potansiyelini bilmiyorduk. Çünkü bulunduğumuz bölge, yeni yeni gelişiyordu. Çalışmalarımız sonucunda bölgeyi yavaş yavaş tanıdık ve artılarını gördük. Karaköy, Nişantaşı ve Cihangir’in tüketici kitlesi bu bölgede oturuyor; fakat alternatifleri olmadığı için farklı yerlere gidiyorlar. Bu bölgenin en büyük eksiği, çok sayıda bira ve kokteyl sunan bir barının olmamasıydı. Dolayısıyla, insanları farklı bölgelere yönlendirmektense buradaki eksiği kapatmayı hedefledik ve evlerinin yakınlarında aynı keyfi yaşamalarını istedik. 

Mekan tasarımında Avrupa’dan esinlendik. Özellikle de Berlin, bizim çok sevdiğimiz bir yerdir. Konseptimizi belirleyerek hızlı planlama sonrasında çalışmalarımıza başladık ve 1,5 ay gibi kısa bir süre içerisinde şantiyemizi tamamladık. Beklediğimizden daha fazla talep oldu ve insanlar Kozmonot’u benimsedi. Bu bölgenin mevcut kitlesi geldikçe dışarıdan da insan çekmeye başladı. Cazibe noktası haline geldik diyebilirim. Hal böyle olunca, bölgenin de gelişimine katkı sağladı ve pek çok işletme açılmaya başladı. Mekanımızın konsepti ve hizmet anlayışımız bizi benzerlerimizden farklı kılıyor. 

Başarınızın sırrı nedir? Bu sektörde iyi işler yapabilmek için neler gerekiyor? Sektöre girmek isteyen yeni girişimci adaylarına ne tavsiye edersiniz?

Daha önceleri bar işletme üzerine herhangi bir tecrübemiz yoktu, amatördük ve mesleğin inceliklerini bilmiyorduk. Bu sektörden gelmediğimiz için de çoğu şeyi yaşayarak öğrendik. Samimiyet bu süreçteki başarı sırrımız oldu diyebilirim. İşletme, servis ve hitap şeklimiz tamamen Kadıköy anlayışına benziyor. Kadıköy insanına ters olmayan ama Nişantaşı insanına ters olan çok detay var aslında... Avrupa Yakası insanının alışmış olduğu bir hürmet var. Biz, olaya genel anlamda insan olarak bakıyoruz. Müşteriyi her daim haklı göremiyoruz ne yazık ki. Müşterinin de karşısındakinin insan olduğunu bilmesi ve dengeyi kurması gerektiğine inanıyoruz. Bu durumdan hoşnut olan da var, olmayan da… Bir süre sonra baktık ki hoşnut olan, olmayandan fazla… Popülerliğin de getirdiği anlayışla her tarzdan insanın sevip, saydığı bir mekan haline geldik. Her şeyden önce kendimiz gibi samimi bir işletme olmayı başardık. Bu sektörde iyi işler yapabilmek için samimiyet gerekiyor bence. 

Yeni girişimciler, bar işletmecisi olmak istiyorum diyerek doymuş bölgeleri tercih etmemeliler. İstanbul’un merkezi noktaları belli bir doygunluğa ulaştı. Potansiyel ve alternatif bölgeleri geliştirmeye yönelmeleri ideal olacaktır. Kendi yaşam alanlarını gözlemleyerek, konsept sunan hikayelerle doğru bir yol haritası çizebilirler.Kozmonot’un başarılarından bir tanesi de bu. Biz, Taksim, Kadıköy, Ortaköy, Beyoğlu gibi doymuş yerlerde güzel bir konsept yakalayacağız demedik. Bölgedeki hedef kitleyi iyi değerlendirerek fark ve değer yaratma çabası içinde olsunlar. Önceleri mekanlarda konsept olmadığı için insanlar canlı bölgeleri tercih ediyor ve lokasyonu önemsiyorlardı. İşletmeciler müşterilere şık bir konsept, varyasyon (İçkide, yemekte, vs…), renkli ve hikayesi olan bir menü sunabilirlerse başarı da beraberinde gelecektir. Böylece insanlar, yalnızca lokasyonu değil; mekanı tercih etmeye başlayacaklardır. 

Sizce, yeme içme sektörünün en temel sorunları nelerdir? Sektörün geleceğiyle ilgili iyimser misiniz, yoksa karamsar mı? Neden?

Pub, Türkiye’de yıllardır olan bir sektör… Bizce, layığıyla 2-3 yıldır sürdürülüyor. Türkiye’de alışılmış olan bir algı var. Yıllardır publarda patates kızartması, soğan halkası, hazır nugget gibi gıdalar tükettik. Artık publar da, en az klas restoranlar kadar kaliteli yemek alternatifleri sunmaya başladı. Kozmonot, bunlardan biri. Müşterinin yaşadığı ön yargıyı kırmak gerçekten zor. Müşterilerin tercih sebebi öncelikli olarak içecek tüketimi olduğu için yemeklerin lezzetli olmayacağı fikri oluşuyor. 

Geleceğe yönelik şunları söyleyebilirim; beklentilerin yükselmesi ve bu işi yapan insanların farkındalıklarının artması işletmelere ve sektöre iyi yönde yansıyor. Mekanlar, sunumlar ve yemeklerin her geçen gün daha da geliştiriliyor olması, sektörün geleceğine yönelik çok daha iyi işler başarılabileceğinin en büyük göstergesi bence… 

Arkhe’yi tercih etme sebebiniz ne oldu? Bu tercihiniz işletmenize ne kazandırdı? Öncesini ve sonrasını değerlendirebilir misiniz?

Sektörde yeni olduğumuz için önümüze sunulan iki firmadan birisiydi Arkhe. Ürünü satın alma öncesinde dahi aklımızdaki tüm sorulara yanıt alabildik. Çok rahatsız edici bir müşteriydik aslına bakarsanız. Daha önceleri böyle bir program deneyimimiz olmadığı için her an Arkhe’ye danışarak ilerlemek istedik. Sistemi tanıma sürecinde yaşadığımız her sorunda babamızı arar gibi Arkhe’yi arayarak yardım istedik ve kaliteli bir ekip desteğiyle hep yanımızda oldular. İyi ki Arkhe’yi seçmişiz. Başlangıç sürecinden bugüne kadar başarılı iletişimimizi sürdürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 

İşletmemizde, tam kapsamlı Arkhe’nin Denge Satış Yönetim Sistemi’ni kullanıyoruz. Sipariş, servis ve satış analiz raporlarına kadar her türlü sonuca dilediğimiz an ulaşabiliyoruz. Çok geniş ürün yelpazemiz olmasına rağmen gerek aylık gerekse de yıllık bağlamda sattığımız tüm ürünler için doğru ve güvenilir yanıtlar alabiliyoruz. Artımızı ve eksimizi çok iyi görebiliyor, ona göre planlamalar geliştirebiliyoruz. 

Sizce, Arkhe’yi rakiplerinden ayıran en büyük özellik nedir?

Kafalardaki tüm sorulara yanıt vererek pek çok işletmecinin yaşadığı paranoya duygularından arınmanızı sağlıyor Arkhe. Aradan 1,5 yıl geçmesine rağmen kullanıcı kaynaklı yaşadığımız sorunlarda bile Arkhe tam destekle yanımızda oldu. Son derece sıcak ve güler yüzlü bir ekibi var. Her zaman karşınızda bir muhatap bulabiliyor olmanız Arkhe’yi diğerlerinden farklı kılıyor.

13 / 04 / 2016