Bir duayen, bir işletme: Berk ÖZMETE ve Cem GÜVEN, 400 Derece Pizza

400 Derece Pizza; minimal dekorasyonunun yanında taş fırını ve odun ateşinde hayat bulan çıtır çıtır zengin pizza menüleri ile İstanbul’da beklentilerinizin çok daha ötesinde lezzet alternatifleri sağlıyor. Kendine has çeşitliliğiyle özlediğiniz pizza tatlarını uzaklarda aramanıza gerek yok. Satış operasyonlarında Arkhe ile yol alan 400 Derece Pizza’yı sizlere buluşturmaktan mutluluk duyarız.

Bize işletmenizden kısaca bahseder misiniz? Ne zaman kuruldu, bu işe girerken ne düşündünüz? İşletmenizi diğer işletmelerden farklı kılan en önemli özellik nedir?

Ortak olarak işlettiğimiz mekanımızın serüveni iki yıl öncesinde başladı. Aslına bakarsanız üniversite yıllarından bu yana gıda sektörüne atılmak en büyük hedeflerimizdendi, hatta öğrencilik yıllarımızda bir süre konuk ağırlama sektöründe de çalıştık. 

Kurumsal hayat, bizleri biraz sıkmıştı. Kolaylıkla işletmesini gerçekleştirebileceğimiz, tek tip, üzerine leziz malzemelerle hayat verebileceğimiz bir gıda olsun diyerek pizzaya yöneldik ve 400 Derece’yi açtık. Hamur ve sos derken araştırmalarımız altı ay kadar sürdü. On gün kadar İtalyan bir şefle çalıştık. 

Tüm pizzacıların kendilerine göre bir özelliği var. Her gittiğiniz yerde pizzalar, farklı ve özeldir. Bizim sunduklarımız da, İtalyan pizzaları gibi ince… Hamuru hiçbir zaman ağırlık yapmıyor, bir bütün pizzayı rahatlıkla tüketebiliyorsunuz. Sosumuzu ve malzemelerimizi özenle seçiyoruz, her şeyi taze kullanıyoruz. En önemlisi sevgimizi katarak üretiyoruz. 

Başarınızın sırrı nedir? Bu sektörde iyi işler yapabilmek için neler gerekiyor? Sektöre girmek isteyen yeni girişimci adaylarına ne tavsiye edersiniz?

İşin başında yer almak ve disiplinli olmak önemli bir ayrıntıdır. İş paylaşımını en iyi şekilde yürütebilmek ve işletmemize bütünüyle yansıtabilmek başarımızın temel sırrı aslında… Personelle iyi anlaşarak onlara gereken saygıyı göstermeyi ve karşılığını da en özel şekilde almayı hedef ediniyoruz. 

Bu sektörde iyi işler yapabilmek için işin başında olmak gerekli. Bir işletmenin, motorcusundan bulaşıkçısına, şefinden aşçısına kadar gerçekten başta hijyenik, sonrasında da iyi olması gerekiyor. Kaliteli personele her zaman ihtiyaç var. Personel, öğrenmeye ve yeniliğe daima açık olmalı. Hizmeti ve tüm gereklilikleri iyi algılıyor olması da önemli bir nokta. 

Restoran işletmeciliğinin gerçekten zorlu yanları var. Yeni girişimciler her şeye hazırlıklı olmalılar. Gün ve saat kavramınız olmuyor. İşlerinin başlarında durarak güzelce sahiplenmeliler ve takibi iyi şekilde sağlamalılar. Biz, yeri geldiğinde temizlik yapıyoruz ve motorla servise dahi çıkıyoruz. 

Sizce, yeme içme sektörünün en temel sorunları nelerdir? Sektörün geleceğiyle ilgili iyimser misiniz, yoksa karamsar mı? Neden?

Temel sorunların başında personel ve müşteriler geliyor. Türkiye’de sabır konusunda sıkıntı yaşandığı bir gerçek. Örneğin, Hollanda’dan örnek verelim sizlere. Orada bir restorana gittiğiniz zaman sipariş vermeniz en az 10-15 dakikayken, siparişlerinizin masanıza gelme süreci ise minimum bir saattir. Herkes oturur ve inanın kimseden ses çıkmaz. Bizlerde durum ne yazık ki biraz daha farklı. Pizza üretiyoruz, hamurunu elle açıyoruz ve makine kullanmıyoruz. Fırında pişiyor ve ister istemez biraz vakit alabiliyor. Yalnızca bizim için değil, her yer için geçerli bu. Dolayısıyla müşterilerden siparişi beklerken daha anlayışlı ve sabırlı olmalarını diliyoruz. Müşteri tarafındaki sorun bu. 

Gelen ürünlerin tutarsızlığı konusunda sıkıntılar yaşadığımızı söylemeden geçemeyeceğim. Mozzarella peyniri mesela… İtalya da yediğinizi burada yiyemiyorsunuz. Bazen ürünler iyi kalitede gelirken bazı zamanlar da alakasız şekilde geliyor. Bu durum bizleri üzüyor. Yurt dışından aldıklarımız hep iyi kalitede geliyor ve değişmiyor. 

Bizce sektör, iyi bir gelecek vaat ediyor. Her geçen gün yatırım yapılıyor. Bizler gibi zincir olmayan restoranlar açıldıkça önümüzdeki 5-10 yıl içinde çok daha iyi yerlere gelineceği aşikar… 

Arkhe’yi tercih etme sebebiniz ne oldu? Bu tercihiniz işletmenize ne kazandırdı? Öncesini ve sonrasını değerlendirebilir misiniz?

Arkhe’yle görüşmeden çeşitli yerli yazılım firmalarıyla da görüşmüştük. Arkheberaberinde diğer firmalarla da demolar gerçekleştirdik. Kullanıcı dostu olan ve en kolay kullanım sunan Arkhe’ydi. Ekibin sunduğu destek bizlerde pozitif bir etki yarattı. Fiyat olarak Arkhe çok daha dengeli ve ayrıcalıklıydı. Süreyi hiçbir zaman aksatmadılar. Söz verdikleri tarihte buradalardı. 

Her şeyle ilgili bir sorun yaşıyoruz ama Arkhe’yle ilgili olarak ürün, hizmet ve destekte hiçbir şekilde sorun yaşamadık; kafamız rahat! 

Sizce, Arkhe’yi rakiplerinden ayıran en büyük özellik nedir?

Samimiyetleri ve yaklaşımları onları rakiplerinden her zaman farklı kılıyor bizce. Makul fiyat avantajları sunmaları eminim ki bizler gibi diğer işletmecileri de cezbediyor. Verdikleri taahhütleri yerine getirmeleri ayrı bir artı. Bizler de ‘iyi ki Arkhe var’ diyenlerden olmuşuz.

20 / 06 / 2016