Nerede O Eski Bayramlar?

Bayramlar aynı bayramlar da bayramları yaşayışımız aynı değil artık. Her geçen yıl da giderek farklılaşıyor, bize ait değerleri kaybediyoruz sanki.  Eskiye özlemimiz bayramlarda da var anlaşılan, pek çok konuda olduğu gibi… Sizde “Ah nerede o eski bayramlar!" diyenlerdenseniz bizim gibi, biz hatırladık, hatırlayacaklara hatırlatalım, bilmeyenlere de biraz anlatalım istedik...

Özellikle akıllı telefonlar hayatımızın bir parçası haline geldikten sonra, uzaktaki eş-dost, akrabalarımızla bayramlaşmalarımız bile değişti. Aslında 1 ay öncesinden başlardı bayram hazırlığımız. Tebrik kartları seçer, satın alır, onlara özel, mutlu bayram dileklerimizi yazar, postalardık. Bugünse toplu SMS’leri bıraktık, Whats App gruplarına gönderiyoruz mesajlarımızı. Kişiye veya gruba özel bir dileğimiz de olamıyor maalesef. En beğendiğimiz ‘mutlu bayramlar’ görselini gönderiyoruz gruplara, aynısını sosyal medya hesabımızda hashtaglerle taçlandırarak paylaşıyoruz. 

Yoğun çalışıyoruz ve dinlenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Bu yüzden bayramlar, birkaç çeşit tatilden biri haline geldi; yaz tatili, sömestr tatili ve bayram tatili. Organizasyonlarımızı buna göre yapıyor, bütçemize göre bir ‘dinlence’ şeklinde değerlendiriyoruz bayram tatillerini.

Eskiden tatil değil, bayram heyecanı 7'den 70'e herkesi sarar, bayram gelmeden 1 hafta önce yoğun hazırlıklara başlanır, arefe günü ise resmen bir bayram gibi karşılanırdı. ‘Bayram temizliği’ günler öncesinde yapılır, ‘bayram alışverişi’ne çıkılır, ‘bayramlıklar’ alınırdı. Alınan bayramlık kıyafetleri başucumuza koyar öyle yatardık. Ertesi gün onu giyme heyecanı yüzünden uykuya da zor dalardık. Bayram sabahı kıyafetlerimizi giyer, önce evde bayramlaşır, sonra büyüklerimizin elini öpmeye giderdik ailelerimizle.

Aileler daha kalabalıktı. Büyüklerin evinde toplanan çoluk-çocuk ‘bayram yemeği’nde bir araya gelir, küslükler, dargınlıklar burada çözülürdü.

Ziyaretlerin çocuklar için anlamı büyüktü… Alınacak harçlıklar olamasa bile, şekerler, mendil içi lokumlar ve çoraplar yüzleri güldürürdü. Büyükler de bunu çok iyi bildiğinden, önden hazırlıklarını yaparlar, torunlara, yeğenlere veya mahalledeki çocuklara; yakınlıklarına, maddi durumlarına göre bozuk-bütün paralarını hazırlarlardı.

Büyüklerle gidilecek bayram ziyaretleri bitince, çocukların mahalleli ziyareti başlardı. Kapılar tek tek çalınır, sevimli bakışlarla ‘iyi bayramlar’ dileklerinde bulunulur, hasılat artırılırdı. Artırılamasa bile çoğunlukla kalabalık guruplarla yapılan bu aktivite başlı başına bir eğlence olurdu.

Bayramlarda, mahallelerde kurulan seyyar salıncaklar, sizi atla gezdiren amcalar olurdu.

Yalnız Bayram Gazetesi çıkar, ilk gün tüm dükkanlar kapalı olur, hatta ekmek bile bulunmazdı kimi zaman…

Bugün bunları hatırlıyor ve derin bir iç çekiyorsak, bayramlara hak ettiği değeri vermek için çok da geç kalmış sayılmayız demektir. Bizi biz yapan geleneklerimiz, çocuklarımıza vereceğimiz geleceğin temelini oluşturuyor aslında.

Biz, bizim bayramlarımızı anlattık. Sizin bayramlarınız nasıldı?

08 Temmuz 2019
Nerede O Eski Bayramlar?